Merhaba ben Lümpen
Hayata evimin penceresinden bakıyorum.Evim nerde mi?Evim Greenwich’te belki,belki Sudan’da,belki İstanbul,belki Mardin yani aslında ben dünyanın merkezinde bir yerlerdeyim yahut ücra köşelerinde.Pencerem dünyaya açılıyor,dünya ise bahçem benim.Bahçe öyle ki uçsuz bucaksız bazıları kainat diyor,o zaman sonsuz oluyorum.Nihayetinde hep pencereden bakmakla da olmuyor bahçemi gezmeğe de çıkıyorum henüz her yanını göremedim zaten benimkisi görmek çabası artık ne kadarına yetişebilirsek.
Bahçemden bahsetmek isterim size…Birsürü şey var içinde,kimi insan diyor kendine lisan dedikleri seslerle konuşuyor .Kendine insan diyor, bir de tanım getiriyor insana lakin insan gibi olamıyor.İşte penceremi yanıma alıp,bahçeyi gezmeğe çıkışımın sebebi de budur.Bu insanlar hep bir şeyler söylüyor,bir şeylere sınır getiriyor hem de sınırları yıkmağa çalışıyorlar.Önce dedim olmaz böyle,bu ne yaman çelişki!Bir de utanmadan kendilerine yeryüzündeki en akıllı yaratık diyorlar,tekmil yalan!İnanasım gelmiyor,ağzım kurudu durun bi çay alıp geliyorum…
Heh tamamdır şimdi!Ben dünyaya bahçem diyorum penceremi de alıp çıkıyorum gezmeğe amma ben de 4 duvar içinde bu dünyada bir yerdeyim.Hayallerimin sınırlarını aşıp başka hayallere giriyor başka insanları tanıyorum.Aslında bahçeme yeni şeyler ekliyorum o zaman yalnız hissetmiyorum.21. yüzyılın çöplüğünde Lümpen kirli sözcükleri,kırılan kalbi,kırılmayan umutları ve kelimeleriyle!Erkek gibi yetişen bir kızın dünyaya açılma planları bu okuduklarınız.Tam anlamıyla saf denemez ama henüz kirlenmedi çok da iyi niyetli sayılmaz şeytana uyuşları da olmuştur.Ne köylü ve ne şehirli Lümpen ne batılı ne doğulu ve ne çirkin ne de güzel öyle bir kız işte…Dedim ya 21. yüzyılın çöplüğünde dolanıyor!Hayaller çalan ve bahçesini süsleyen bir ucube belki de!Çocukları seviyor Lümpen meyilleniyor toplumcu gerçekçi olmaya kendi gerçeklerini görüyor,kapanıyor 4 duvarına.İzbe bir evi,ağrıyan başı ve acı çeken bedeni var bazen de çok dinç çok genç.Şimdi siz dinleyin Lümpen’nin söylediklerini nasiplenin kendinizce o döner bir zaman sonra,bahçesini gezmeğe gitti.
24 Mart 2010 Çarşamba
23 Mart 2010 Salı
Şizofren Bebek
Şizofren bir bebek olucam,oyuncu arkadaşlara ihtiyaç yok hem şekerimi falan da paylaşmam
kardeş payı da ne ki!Kendi kendime büyüycem annemi kullanıcam ve onu sevmeyeceğim gerek yok!
Hayalsemelerim olacak onlar bana sevgi verir,anne ve babam da pervane olucak peşime mutlu olsam,kıçım kuru olsa,karnım tok olsa bile ağlayacağım.Sonra tek başıma kalınca yani annem babam gidince onların telaşlarına gülücem.Büyümek istemeyeceğim ama büyüyeceğim arkadaşım olmayacak hiç bütün diğer bebekleri döveceğim sonra onlar beni dövdü deyip üste çıkacağım,anneleri onlara kızacak ve ben bunlardan büyük zevk duyacağım.Annemin örgüsünü söküp suçu kediye atacağım,kedi aç kalacak dışarı atılacak.Beni sevmeye çalışan bütün kadınları ve erkekleri tükürüğe boğacağım kin besleyecekler bana ama bebeğim diye birşey de diyemeyecekler.Şu 5 yaşlarında ukala büyükler olucak beni sevmeye çalışacaklar
tırnaklayacağım hepsini,oyuncaklarını çalacağım ve benim olacak hepsi.Zaman geçecek büyüyeceğim ama çok değil 1-2 sene,çaktırmadan okumayı öğreneceğim ve yazmayı ama belli etmeyeceğim,kendi başıma yemek yiyebileceğim ama bilmiyormuş gibi davranacağım,yemekleri her yana saçacağım annem temizledikçe ben kusup kirleteceğim.Annem çocuktur deyip geçecek bilmeyecek içimdeki şeytanı.
Okula başlayacağım sonra okumayı bileceğim ama bilmiyormuş gibi davranacağım.Öğretmenleri çileden çıkartacağım arkadaşlarımla hep kötü anlaşacağım.Hayalsemelerim var onlar dostum olacak. Büyümeye devam edeceğim hiç arkadaşım olmayacak ama ben mutsuz da olmayacağım,bana aşık olacak salak çocukları kalplerini kırıp tekmeyi basacağım hepsine!Tam öpmeye çalışırken sevgilin yumruğu indireceğim suratının ortasına,hayalimdekilerle sevişeceğim ve hep onları seveceğim.Hatta biri yanımda şuanda saçlarımı okşuyor bense tepki vermiyorum hayal nasıl olsa.Her ne kadar şizofren olsam da istemediğim zaman görmüyorum bunları,onları da sevmiyorum aslında,tüm varlıklar salak!saçma! Ben yalnızım bu iyi hiç zarar görmedim zaten,suratım asık hep ama sevenler çıkıyor elbet.Hepsine herşeyeherkese bütün emeklere zarar veriyorum,yıkıp atıyorum.Tiksiniyorsunuz biliyorum ama sizi de sevmiyorum!
kardeş payı da ne ki!Kendi kendime büyüycem annemi kullanıcam ve onu sevmeyeceğim gerek yok!
Hayalsemelerim olacak onlar bana sevgi verir,anne ve babam da pervane olucak peşime mutlu olsam,kıçım kuru olsa,karnım tok olsa bile ağlayacağım.Sonra tek başıma kalınca yani annem babam gidince onların telaşlarına gülücem.Büyümek istemeyeceğim ama büyüyeceğim arkadaşım olmayacak hiç bütün diğer bebekleri döveceğim sonra onlar beni dövdü deyip üste çıkacağım,anneleri onlara kızacak ve ben bunlardan büyük zevk duyacağım.Annemin örgüsünü söküp suçu kediye atacağım,kedi aç kalacak dışarı atılacak.Beni sevmeye çalışan bütün kadınları ve erkekleri tükürüğe boğacağım kin besleyecekler bana ama bebeğim diye birşey de diyemeyecekler.Şu 5 yaşlarında ukala büyükler olucak beni sevmeye çalışacaklar
tırnaklayacağım hepsini,oyuncaklarını çalacağım ve benim olacak hepsi.Zaman geçecek büyüyeceğim ama çok değil 1-2 sene,çaktırmadan okumayı öğreneceğim ve yazmayı ama belli etmeyeceğim,kendi başıma yemek yiyebileceğim ama bilmiyormuş gibi davranacağım,yemekleri her yana saçacağım annem temizledikçe ben kusup kirleteceğim.Annem çocuktur deyip geçecek bilmeyecek içimdeki şeytanı.
Okula başlayacağım sonra okumayı bileceğim ama bilmiyormuş gibi davranacağım.Öğretmenleri çileden çıkartacağım arkadaşlarımla hep kötü anlaşacağım.Hayalsemelerim var onlar dostum olacak. Büyümeye devam edeceğim hiç arkadaşım olmayacak ama ben mutsuz da olmayacağım,bana aşık olacak salak çocukları kalplerini kırıp tekmeyi basacağım hepsine!Tam öpmeye çalışırken sevgilin yumruğu indireceğim suratının ortasına,hayalimdekilerle sevişeceğim ve hep onları seveceğim.Hatta biri yanımda şuanda saçlarımı okşuyor bense tepki vermiyorum hayal nasıl olsa.Her ne kadar şizofren olsam da istemediğim zaman görmüyorum bunları,onları da sevmiyorum aslında,tüm varlıklar salak!saçma! Ben yalnızım bu iyi hiç zarar görmedim zaten,suratım asık hep ama sevenler çıkıyor elbet.Hepsine herşeyeherkese bütün emeklere zarar veriyorum,yıkıp atıyorum.Tiksiniyorsunuz biliyorum ama sizi de sevmiyorum!
6 Ocak 2010 Çarşamba
Kara Dünya

Sözler susmuştu artık,şarkılar söylenmiyordu kayıttan da olsa.Hatta insanlar şarkı mırıldanmayı bile unutmuştu.Gözlerin feri yoktu ve kalp kırmızı değildi,müzikler
bile kaybolmuştu hatta sözler bile unutulmuştu.Sözleri geç gözler bile birşeyler
anlatmıyordu yorgunluktan başka.Karışık,kirli saçların anlamı yoktu hem temiz
tertipli saçın da.Dizlerimin üstünde çöküşüm manasızdı,bir köpeğin kemiği sömürmesi de.Annenin çocuğunu bağrına basmasına hacet yoktu zira çocuklar da yoktu.
Çocuklar olmadığında hayaller olur mu,hayaller de yok elbet.Sigara yoktu ama
canım da çekmiyordu,kimse ne sarhoştu ne ayık.Birşeyler olmuştu buralara
hatta birçok şeyler.
Kimse uyumuyormuş burda bayadır,rüya da yokmuş o yüzden ve o ak sakallı dede
girmiyormuş rüyalara;onun yerine kara saçlı kara sakallı haşmetli adamlar varmış.
Her insanın yanında varmış bunlardan,herkes kendi haşmetlisini görürmüş,merak etmişler öncelerinde sorun çıkmış sonra merak etmeyi de unutmuş insanlar.Merakla beraber sormayı da yitirmişler,dilenciler görünmez olmuş.En başında bütün çocuklar sokakçı olmuş dilenir olmuş merakı öldürdükten sonra çocuklar da görünmez olmuş,renkler de kaybolmuş zamanla önce koyu-mat renkler kalmış sonra hepsi siyaha dönmüş.Bir rivayete göre beyaz bile karaya çalmış kan bile siyah olmuş.Su dayanamamış bu işe önce akmayı durdurmuş sonra kendini kurutmuş.Neyse şu haşmetli kara damlara gelelim..
Haşmetli kara adamlar eskiden köleymiş,isyan etmişler baş kaldırmışlar köle olmak istemiyoruz,kölelik olmasın diyerek.Ak sakallılar demiş ki ne demek olmaz öyle şey,birgün bu köleler nasıl ettilerse halkın rüyasına girip girip ak sakallı adamları boğazlamışlar ve mevkilerine geçmişler,sonra başlamış zaten bir kargaşa.Diyorlar ki haşmetli kara adamlar kurtarıcıydı biz de bize hayrı olmayan ak sakallıları öldürmelerine izin verdik sonra da olanlar oldu.Önce hayalleri öldürmüşler esasen rüyadan çıkmak için sonra uyumamaya başlamış insanlar.Ve sonrası da gelmiş zaten,renkler,çocuklar derken herşey gitmiş.
Bu ülkede artık herşey karanlık,aşk da yok nefret de,renkler bile yok düşünsene şarkılar yok.
Kimse merak da etmiyor ben geçiyordum şöyle bir uğradım ama yolumu da kaybettim,havasından mı suyundan mı bilinmez.Bu arada şarkı söyleyemiyorum artık
rengim koyulmaya başladı ben de siyah oluyorum galiba.Aklımın rengi de kaçmış olabilir,sesim kesiliyor hey burası kara dünya.
29 Aralık 2009 Salı
biz..ben ve o..o'nu karıştırma.
bizim gelenimiz gidenimiz yok yıllardır
bir masa bir tabure bir de karyola
he bir de tozlu ayna
bakmıyorum bayadır,bakınca moralim bozuluyor
kaynayan semaver,köz ve hayaller
ve bir bardak çay,ince belli
fazla değil tek şekerli
kıtlama da olabilir,çay işte
bazen bir türkü dolanıyor ağzıma
dili yurdu belli değil,mırıldanıyorum
bazen sözler kayboluyor,ben müzik oluyorum
ruhsuzları seviyorum ve odunları da
sevmek değil,özeniyorum
düşünmek acı verici
düşünmesen de aptal oluyorsun
2 çarpı 2 nin kavgası bu
herkes 4 diyor ama ı ıh değil!
ne istediğim şüpheli
neyin yası bu orası da muamma
ya da açıklamaya korkuyorum
bir tablo çizdim,siyah beyaz
orman ve kuru ağaçlar
bir açıklık alanda izbe evim
tüten ocağım,ağrıyan bedenim
saçım başım birbirinde,umrumda değil
iç huzurun bana erişme isteği
bütün sancılar bütün şiirler
lakin bilmiyorlar,erişilince bitecek şiirler
iyisi mi ben bir çay daha alayım
kim bilir belki kapı çalınır
bir ayak sesi şenlendirir yuvamı
yahut yaşlılar gibi ' bir nefes '
iki çift laf da edebiliriz
oturup susa da biliriz
biz en iyisi beklemeyelim
biz dediğim,ben ve o
o'nu karıştrma
çay içelim biz ama kimse gelmesin
semaver kaynasın,su buharlansın
aynalar tozlansın,kuşlar bile geçmesin
hem kimse de gelmesin
biz böyle iyiyiz,ben ve o
o'nu karıştırma,biz iyiyiz
bir masa bir tabure bir de karyola
he bir de tozlu ayna
bakmıyorum bayadır,bakınca moralim bozuluyor
kaynayan semaver,köz ve hayaller
ve bir bardak çay,ince belli
fazla değil tek şekerli
kıtlama da olabilir,çay işte
bazen bir türkü dolanıyor ağzıma
dili yurdu belli değil,mırıldanıyorum
bazen sözler kayboluyor,ben müzik oluyorum
ruhsuzları seviyorum ve odunları da
sevmek değil,özeniyorum
düşünmek acı verici
düşünmesen de aptal oluyorsun
2 çarpı 2 nin kavgası bu
herkes 4 diyor ama ı ıh değil!
ne istediğim şüpheli
neyin yası bu orası da muamma
ya da açıklamaya korkuyorum
bir tablo çizdim,siyah beyaz
orman ve kuru ağaçlar
bir açıklık alanda izbe evim
tüten ocağım,ağrıyan bedenim
saçım başım birbirinde,umrumda değil
iç huzurun bana erişme isteği
bütün sancılar bütün şiirler
lakin bilmiyorlar,erişilince bitecek şiirler
iyisi mi ben bir çay daha alayım
kim bilir belki kapı çalınır
bir ayak sesi şenlendirir yuvamı
yahut yaşlılar gibi ' bir nefes '
iki çift laf da edebiliriz
oturup susa da biliriz
biz en iyisi beklemeyelim
biz dediğim,ben ve o
o'nu karıştrma
çay içelim biz ama kimse gelmesin
semaver kaynasın,su buharlansın
aynalar tozlansın,kuşlar bile geçmesin
hem kimse de gelmesin
biz böyle iyiyiz,ben ve o
o'nu karıştırma,biz iyiyiz
25 Aralık 2009 Cuma
Sapıtıyorsun Kapitalizm!
kapitalizm hayranım sana!
ne güzel de sömürüyorsun bizi
duygularımızı,hayallerimizi
umutlarımızı
fırından aldığımız sıcak ekmeği
ve simitçileri
aylık akbilimi mesela
nedense seviyorsun kantinciyi
süpermarketi,süpersin kapitalizm
anamı da alıp ağlıyorum
babamsa sana güzel şeyler söylüyor
çok seviyoruz seni
zira sen olmasan çalışmayız
tembelleriz,kıçımız kalkar
devlet baba napar sensiz
modern olmadan postmodern ediyorsun
çok hızlıyız sayende
kıçımızdaki delik de çabuk büyüdü
hastayım be kapitalizm!
çiftçiler çok anıyor seni
tayyipciğim de hayran sana
çok uyanıksın be kapitalizm
karını iyi biliyorsun
a ise hem şapkalı hem şapkasız
kobiler hayran sana ne de güzel sistemin
bankerler hele endamını düşürmez dilinden
etnik gruplar aşık sana
ne güzel de dans ediyorlar
silahlı halay çekiyorlar
hiphopçı onlar
breakdance-battle takılıyorlar
bir gözüm kapalı sayende kapitalizm
elimle peace işareti yapıyorum
tavandan çekiyorlar fotografımı
çok cix oldum kapitalizm
converselerim afilli
gençler de hasta sana
rıddımdakiler özellikle
yahut avrupadaki sex particileri
afrikalı zenci bilmiyor seni
ama o da hasta bir şekilde
silikozisliler aşkından hasta oldu
maden işçileri türkülerini söylüyor
birşeyler oluyor kapitalizm
çok büyüdün ölüyor musun
götür beni de gittiğin yere
ölüyor musun oleeey çok üzüldüm
hayal sadece büyüyorsun kapitalizm
çok yemek gaz yapmış
sapıtıyorsun kapitalizm
ne güzel de sömürüyorsun bizi
duygularımızı,hayallerimizi
umutlarımızı
fırından aldığımız sıcak ekmeği
ve simitçileri
aylık akbilimi mesela
nedense seviyorsun kantinciyi
süpermarketi,süpersin kapitalizm
anamı da alıp ağlıyorum
babamsa sana güzel şeyler söylüyor
çok seviyoruz seni
zira sen olmasan çalışmayız
tembelleriz,kıçımız kalkar
devlet baba napar sensiz
modern olmadan postmodern ediyorsun
çok hızlıyız sayende
kıçımızdaki delik de çabuk büyüdü
hastayım be kapitalizm!
çiftçiler çok anıyor seni
tayyipciğim de hayran sana
çok uyanıksın be kapitalizm
karını iyi biliyorsun
a ise hem şapkalı hem şapkasız
kobiler hayran sana ne de güzel sistemin
bankerler hele endamını düşürmez dilinden
etnik gruplar aşık sana
ne güzel de dans ediyorlar
silahlı halay çekiyorlar
hiphopçı onlar
breakdance-battle takılıyorlar
bir gözüm kapalı sayende kapitalizm
elimle peace işareti yapıyorum
tavandan çekiyorlar fotografımı
çok cix oldum kapitalizm
converselerim afilli
gençler de hasta sana
rıddımdakiler özellikle
yahut avrupadaki sex particileri
afrikalı zenci bilmiyor seni
ama o da hasta bir şekilde
silikozisliler aşkından hasta oldu
maden işçileri türkülerini söylüyor
birşeyler oluyor kapitalizm
çok büyüdün ölüyor musun
götür beni de gittiğin yere
ölüyor musun oleeey çok üzüldüm
hayal sadece büyüyorsun kapitalizm
çok yemek gaz yapmış
sapıtıyorsun kapitalizm
24 Aralık 2009 Perşembe
Tanrım Afedersin!
ben tanrının unuttuğu kullarındanım
ne diye yarattı bilmem amma
kadınım galiba ben
ince bir belim olmasa da
ve kışkırtan bakışlarım
küfür etsem de güzel sözlere var ihtiyacım
benim de gözlerim var mesela
biri olmalı gözlerimde
ama kimi yerleştirmeye çalışsam
kaçıyor,benim suçum ne şimdi
e tamam yarattın da ey tanrı
neden görünüşe uygun içerik düzenlemedin
kendime düşman oluşum hoşuna mı gider
arabesk şarkılar dinleyip
ucuz şarapları yuvarlayışım.
tıpkı sokak çocuklarına yaptığın gibi
ana kuzularına da ızdırap veriyorsun
yakışıyor mu şanına
pardon duyamadım!
orda mısın?
tanrım ses kesildi!
nerdesin?
affet ama bazen
hatta birçok zaman
işine geldiği gibi davranıyorsun.
yakışmıyor,tek taraflı değil bu oyun.
ne diye yarattı bilmem amma
kadınım galiba ben
ince bir belim olmasa da
ve kışkırtan bakışlarım
küfür etsem de güzel sözlere var ihtiyacım
benim de gözlerim var mesela
biri olmalı gözlerimde
ama kimi yerleştirmeye çalışsam
kaçıyor,benim suçum ne şimdi
e tamam yarattın da ey tanrı
neden görünüşe uygun içerik düzenlemedin
kendime düşman oluşum hoşuna mı gider
arabesk şarkılar dinleyip
ucuz şarapları yuvarlayışım.
tıpkı sokak çocuklarına yaptığın gibi
ana kuzularına da ızdırap veriyorsun
yakışıyor mu şanına
pardon duyamadım!
orda mısın?
tanrım ses kesildi!
nerdesin?
affet ama bazen
hatta birçok zaman
işine geldiği gibi davranıyorsun.
yakışmıyor,tek taraflı değil bu oyun.
20 Aralık 2009 Pazar
kimseyi unutmamak gerek
kendin için biraz da
köşeye sinmek kötüdür
o kahpe kaderin pençesinde ezilmek
işkenceler görmek kendince
kahkahaları bile sessizce atmak
dünyaya aborjin kalmak gerek
koca gökdelenlere yabancı
doğallığa yakın
bir ev olmalı evet
filmlerde olur ya hep
kırmızı panjuru olmalı
bahçesi olmalı ve bir de köpek
saçmalıyorum bazen ama
mutlu da olmak gerek
çok da gerekli değil ama olmalı
yüzün gülmeli mesela
aşık da olabilmelisin
bastırmalısın karanlığı
hep sevmese de sevgililer
birleşmese de eller
ağlamasın bulutlar
gök boş kalmasın
uçurtmalar,kuşlar birşeyler...
yarasayı da sevmek gerek
güvercini herkes sever
kendini de görmen gerek
hırçınca değil severek
kendin için biraz da
köşeye sinmek kötüdür
o kahpe kaderin pençesinde ezilmek
işkenceler görmek kendince
kahkahaları bile sessizce atmak
dünyaya aborjin kalmak gerek
koca gökdelenlere yabancı
doğallığa yakın
bir ev olmalı evet
filmlerde olur ya hep
kırmızı panjuru olmalı
bahçesi olmalı ve bir de köpek
saçmalıyorum bazen ama
mutlu da olmak gerek
çok da gerekli değil ama olmalı
yüzün gülmeli mesela
aşık da olabilmelisin
bastırmalısın karanlığı
hep sevmese de sevgililer
birleşmese de eller
ağlamasın bulutlar
gök boş kalmasın
uçurtmalar,kuşlar birşeyler...
yarasayı da sevmek gerek
güvercini herkes sever
kendini de görmen gerek
hırçınca değil severek
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)