6 Ocak 2010 Çarşamba

Kara Dünya


Sözler susmuştu artık,şarkılar söylenmiyordu kayıttan da olsa.Hatta insanlar şarkı mırıldanmayı bile unutmuştu.Gözlerin feri yoktu ve kalp kırmızı değildi,müzikler
bile kaybolmuştu hatta sözler bile unutulmuştu.Sözleri geç gözler bile birşeyler
anlatmıyordu yorgunluktan başka.Karışık,kirli saçların anlamı yoktu hem temiz
tertipli saçın da.Dizlerimin üstünde çöküşüm manasızdı,bir köpeğin kemiği sömürmesi de.Annenin çocuğunu bağrına basmasına hacet yoktu zira çocuklar da yoktu.
Çocuklar olmadığında hayaller olur mu,hayaller de yok elbet.Sigara yoktu ama
canım da çekmiyordu,kimse ne sarhoştu ne ayık.Birşeyler olmuştu buralara
hatta birçok şeyler.

Kimse uyumuyormuş burda bayadır,rüya da yokmuş o yüzden ve o ak sakallı dede
girmiyormuş rüyalara;onun yerine kara saçlı kara sakallı haşmetli adamlar varmış.
Her insanın yanında varmış bunlardan,herkes kendi haşmetlisini görürmüş,merak etmişler öncelerinde sorun çıkmış sonra merak etmeyi de unutmuş insanlar.Merakla beraber sormayı da yitirmişler,dilenciler görünmez olmuş.En başında bütün çocuklar sokakçı olmuş dilenir olmuş merakı öldürdükten sonra çocuklar da görünmez olmuş,renkler de kaybolmuş zamanla önce koyu-mat renkler kalmış sonra hepsi siyaha dönmüş.Bir rivayete göre beyaz bile karaya çalmış kan bile siyah olmuş.Su dayanamamış bu işe önce akmayı durdurmuş sonra kendini kurutmuş.Neyse şu haşmetli kara damlara gelelim..

Haşmetli kara adamlar eskiden köleymiş,isyan etmişler baş kaldırmışlar köle olmak istemiyoruz,kölelik olmasın diyerek.Ak sakallılar demiş ki ne demek olmaz öyle şey,birgün bu köleler nasıl ettilerse halkın rüyasına girip girip ak sakallı adamları boğazlamışlar ve mevkilerine geçmişler,sonra başlamış zaten bir kargaşa.Diyorlar ki haşmetli kara adamlar kurtarıcıydı biz de bize hayrı olmayan ak sakallıları öldürmelerine izin verdik sonra da olanlar oldu.Önce hayalleri öldürmüşler esasen rüyadan çıkmak için sonra uyumamaya başlamış insanlar.Ve sonrası da gelmiş zaten,renkler,çocuklar derken herşey gitmiş.
Bu ülkede artık herşey karanlık,aşk da yok nefret de,renkler bile yok düşünsene şarkılar yok.

Kimse merak da etmiyor ben geçiyordum şöyle bir uğradım ama yolumu da kaybettim,havasından mı suyundan mı bilinmez.Bu arada şarkı söyleyemiyorum artık
rengim koyulmaya başladı ben de siyah oluyorum galiba.Aklımın rengi de kaçmış olabilir,sesim kesiliyor hey burası kara dünya.

29 Aralık 2009 Salı

biz..ben ve o..o'nu karıştırma.

bizim gelenimiz gidenimiz yok yıllardır
bir masa bir tabure bir de karyola
he bir de tozlu ayna
bakmıyorum bayadır,bakınca moralim bozuluyor
kaynayan semaver,köz ve hayaller
ve bir bardak çay,ince belli
fazla değil tek şekerli
kıtlama da olabilir,çay işte
bazen bir türkü dolanıyor ağzıma
dili yurdu belli değil,mırıldanıyorum
bazen sözler kayboluyor,ben müzik oluyorum
ruhsuzları seviyorum ve odunları da
sevmek değil,özeniyorum
düşünmek acı verici
düşünmesen de aptal oluyorsun
2 çarpı 2 nin kavgası bu
herkes 4 diyor ama ı ıh değil!

ne istediğim şüpheli
neyin yası bu orası da muamma
ya da açıklamaya korkuyorum
bir tablo çizdim,siyah beyaz
orman ve kuru ağaçlar
bir açıklık alanda izbe evim
tüten ocağım,ağrıyan bedenim
saçım başım birbirinde,umrumda değil
iç huzurun bana erişme isteği
bütün sancılar bütün şiirler
lakin bilmiyorlar,erişilince bitecek şiirler
iyisi mi ben bir çay daha alayım
kim bilir belki kapı çalınır
bir ayak sesi şenlendirir yuvamı
yahut yaşlılar gibi ' bir nefes '
iki çift laf da edebiliriz
oturup susa da biliriz
biz en iyisi beklemeyelim
biz dediğim,ben ve o
o'nu karıştrma
çay içelim biz ama kimse gelmesin
semaver kaynasın,su buharlansın
aynalar tozlansın,kuşlar bile geçmesin
hem kimse de gelmesin
biz böyle iyiyiz,ben ve o
o'nu karıştırma,biz iyiyiz

25 Aralık 2009 Cuma

Sapıtıyorsun Kapitalizm!

kapitalizm hayranım sana!
ne güzel de sömürüyorsun bizi
duygularımızı,hayallerimizi
umutlarımızı
fırından aldığımız sıcak ekmeği
ve simitçileri
aylık akbilimi mesela

nedense seviyorsun kantinciyi
süpermarketi,süpersin kapitalizm
anamı da alıp ağlıyorum
babamsa sana güzel şeyler söylüyor
çok seviyoruz seni
zira sen olmasan çalışmayız
tembelleriz,kıçımız kalkar

devlet baba napar sensiz
modern olmadan postmodern ediyorsun
çok hızlıyız sayende
kıçımızdaki delik de çabuk büyüdü

hastayım be kapitalizm!
çiftçiler çok anıyor seni
tayyipciğim de hayran sana
çok uyanıksın be kapitalizm
karını iyi biliyorsun
a ise hem şapkalı hem şapkasız
kobiler hayran sana ne de güzel sistemin
bankerler hele endamını düşürmez dilinden

etnik gruplar aşık sana
ne güzel de dans ediyorlar
silahlı halay çekiyorlar
hiphopçı onlar
breakdance-battle takılıyorlar

bir gözüm kapalı sayende kapitalizm
elimle peace işareti yapıyorum
tavandan çekiyorlar fotografımı
çok cix oldum kapitalizm
converselerim afilli
gençler de hasta sana
rıddımdakiler özellikle
yahut avrupadaki sex particileri

afrikalı zenci bilmiyor seni
ama o da hasta bir şekilde
silikozisliler aşkından hasta oldu
maden işçileri türkülerini söylüyor

birşeyler oluyor kapitalizm
çok büyüdün ölüyor musun
götür beni de gittiğin yere
ölüyor musun oleeey çok üzüldüm
hayal sadece büyüyorsun kapitalizm
çok yemek gaz yapmış
sapıtıyorsun kapitalizm

24 Aralık 2009 Perşembe

Tanrım Afedersin!

ben tanrının unuttuğu kullarındanım
ne diye yarattı bilmem amma
kadınım galiba ben
ince bir belim olmasa da
ve kışkırtan bakışlarım
küfür etsem de güzel sözlere var ihtiyacım
benim de gözlerim var mesela
biri olmalı gözlerimde
ama kimi yerleştirmeye çalışsam
kaçıyor,benim suçum ne şimdi

e tamam yarattın da ey tanrı
neden görünüşe uygun içerik düzenlemedin
kendime düşman oluşum hoşuna mı gider
arabesk şarkılar dinleyip
ucuz şarapları yuvarlayışım.

tıpkı sokak çocuklarına yaptığın gibi
ana kuzularına da ızdırap veriyorsun
yakışıyor mu şanına
pardon duyamadım!
orda mısın?
tanrım ses kesildi!
nerdesin?
affet ama bazen
hatta birçok zaman
işine geldiği gibi davranıyorsun.
yakışmıyor,tek taraflı değil bu oyun.

20 Aralık 2009 Pazar

kimseyi unutmamak gerek
kendin için biraz da
köşeye sinmek kötüdür
o kahpe kaderin pençesinde ezilmek
işkenceler görmek kendince
kahkahaları bile sessizce atmak

dünyaya aborjin kalmak gerek
koca gökdelenlere yabancı
doğallığa yakın
bir ev olmalı evet
filmlerde olur ya hep
kırmızı panjuru olmalı
bahçesi olmalı ve bir de köpek

saçmalıyorum bazen ama
mutlu da olmak gerek
çok da gerekli değil ama olmalı
yüzün gülmeli mesela
aşık da olabilmelisin
bastırmalısın karanlığı

hep sevmese de sevgililer
birleşmese de eller
ağlamasın bulutlar
gök boş kalmasın
uçurtmalar,kuşlar birşeyler...
yarasayı da sevmek gerek
güvercini herkes sever
kendini de görmen gerek
hırçınca değil severek

19 Aralık 2009 Cumartesi

5'i 5 Geçe

Ne zaman aşka soyunsam çıplak kalıyorum
Geri dönüş isteği midir yeniden doğma eylemi midir bilinmez
Ama ben üşüyorum,iliklerim de dahil

Bilmediklerimi umursamazdım
Sel varken susamazdım
şimdi değere bindi
işte bu yüzden sevmiyorum var olmayı
yaşamak!hafif meşrebli
ne zaman hayata sarılsam
avred yerlerini uzatıyor
bu kadar da zalim olunmaz
en azından ben olmazdım

yüzüm eskiyor,aynalar değişiyor
banliyö gidiyor,vapur bağırıyor
sular akıyor,yağmur yağıyor
ama
lanet olası 5i 5 geçe bir türlü bitmiyor.

11 Aralık 2009 Cuma

Mutlu Olmak

Mutlu olmak!
Çok da gerekli değil aslında
Tamam bir ihtiyaç,özlem duyuluyor
Yine de gerekli değil
Öyle inandır
Zira olmayacak hayallere kanmamak adına
Siyah ojeli,
siyah rujlu,
siyah elbiseli bir kız!
Gözleri kocaman,dev gibi birşey
Bir garip o kız
diyor ki mutluluk çok da gerekli değil
Gülüyorum delirmiş olmalı
Fakat gerçekten mutlu olmak
çok da gerekli değil aslında.