sıradan şarkıları sevebilecek kadar geniş bir yüreğimiz var bizim. avam kamarasından selamlar !
bir yamalı abam, bir yaralı yüreğim yürüyorum, yürüyorum yollar bitmiyor. anladım ki yaşamak yolda olmakmış, aşkı aramak ve diğerleri... insan yüreğini birine bağlayıp sabit kalamıyormuş, stabilize birşeymiş yaşam dedikleri. öpüşmek her ne kadar duygu yüklesek de mekanik birşeymiş ve aşk; hep yanılmak ve yalnız kalmakmış.
otobüslerde damla damla ter akıtıp ordan inşaatlarda kürek sallayacak kadar yoksulduk biz, yüreğimiz öyle geniş.
küçük mutluluklara sığdırabiliyorduk hayatı, bir paket uzun bahar sigarası ( sizin kamyoncu sigarası dediğiniz ), iyi kötü bir yatak ve de ilerleyen yaşlar için sefaletten çıkamayan birkaç torun tombalak. hiç sorgulamıyoruz hayatı zamanımız yok, faydası da olmadığı gibi. biz en iyisi karanlık sokaklar olalım, sizler ışıklı sokaklarınızdan vazgeçebilirseniz görürsünüz belki bizi.
anladım ki öpsem de seni aşk yoktur, yoksul umutlar biriktirmek esastır. bazen tek istediğim şey çorapta forma çeken herhangi bir genç kız olabilmek. daha fazlası değil.
belki hayat o zaman daha dolu, dudakların daha öpülesi olurdu.
25 Temmuz 2011 Pazartesi
24 Temmuz 2011 Pazar
dumanlı dumanlı
ben bir genç yaşta ölenlere
askerlerin ve gerillaların ölmesine
bir de şair ölümlerine üzüldüm.
gerisi yalan.
bir de hep böyle zamanlarda köyümü özledim.
askerlerin ve gerillaların ölmesine
bir de şair ölümlerine üzüldüm.
gerisi yalan.
bir de hep böyle zamanlarda köyümü özledim.
17 Temmuz 2011 Pazar
11 Temmuz 2011 Pazartesi
sen beni öldürüyorsun
bazı yaz gecelerinin serinliği, bazı yaz günlerinin boğucu olmayan rüzgarları gülümsetmeye yetmiyor artık. hayat tümüyle terlemelerin yapışkanlığını, yaz gecesi huzursuzluklarını ve sevilemeyen sevgilileri sunuyorsa önüne ve sen o içine saplandığın melankolik ruh halinden çıkamıyorsan yapacak hiçbirşey kalmamış demektir. katlanmaktan başka.
ne zaman istesen yanında olmazlar zaten ne denizler ne kumsallar ne ağaçlar ne diğerleri. adayı özlüyorsan ve herşeye rağmen gülümseten bir ferah rüzgar istiyorsan, yaşaman gerekir belki bir umut, ufacık.
gitmeler-gelmeler-ölmeler-yaşamalar ve içi patlamış lambalar: bir dünya gerçekliğinde melankoli yaratan imgelem ürünleri.
ve hiç aklından çıkarma bütün okudukların, dinlediklerin ve izlediklerin umutsuzluk mahsulleri.
ölmek de yaşamak gibi ciddi bir iştir hem yapılması güç bir iş.
ne zaman istesen yanında olmazlar zaten ne denizler ne kumsallar ne ağaçlar ne diğerleri. adayı özlüyorsan ve herşeye rağmen gülümseten bir ferah rüzgar istiyorsan, yaşaman gerekir belki bir umut, ufacık.
gitmeler-gelmeler-ölmeler-yaşamalar ve içi patlamış lambalar: bir dünya gerçekliğinde melankoli yaratan imgelem ürünleri.
ve hiç aklından çıkarma bütün okudukların, dinlediklerin ve izlediklerin umutsuzluk mahsulleri.
ölmek de yaşamak gibi ciddi bir iştir hem yapılması güç bir iş.
26 Haziran 2011 Pazar
insanlık muhasebesi
Resmi ideoloji, sağ görüşlüler ve birçok kemalist cenah yıllardır doğudaki insanları barbarlıkla, gericilikle, teröristlikle, bebek katilliğiyle suçladı. Dillerini konuşmalarına müsade etmediler, Adana, İstanbul, İzmir ve envayi çeşit büyük şehirde bu insanları bokun püsürün içinde yaşamaya mahkum ettiler. O insanları feodalite içinde, hırçın bir şekilde yaşamaya mahkum ettiler.
Dağa çıktı bu adamlar "terörist" oldular, meclise girmek istediler alınmadılar ! İyisiyle, kötüsüyle, çocuğuyla-yaşlısıyla, kadınıyla erkeğiyle sokaklara döküldüler yine o teröristlikleri suratlarına çarpıldı. Özellikle AKP döneminde çatışmaların arttığını görüyoruz " açılım " dediler yutmadı o insanlar. Vatansever geçinen birçok TC vatandaşından daha cansiperane memleketlerini savundular! Birileri çıkıp da şimdi bölücü bilmem ne diye konuşmasın onlar hepimizden daha birleştiriciler.
Oturup bi düşünün hangi biriniz özgürlüğünüz için canınızı siper etmeye hazırsınız? Bu kadar baskıya, zulme, işkenceye rağmen kaçınız onurlu bir yaşam mücadelesi verebilecek güçtesiniz? Ben bu görüntüleri gördükçe insanlığımdan, aldığım nefesten utanıyorum.
Daha bugün birkaç saat evvel Şişli'de olaylar çıktı. O kadar çok kanıksadık ki doğuda olanlardan bahsetmiyorum bile. Henüz seçimlerden hemen önce Hopa'da "eşkıya" lar vuruştu. Kalkıp kimseye siyaset ahkamı kesecek değilim ama insanlığın ne demek olduğuna dair en ufak bir ışık kaldıysa içinizde insanlık muhasebesi yapın. Benim gönlüm daha da elvermiyor bu olanlara.
p.s. : seçim sonuçlarından bahsetmeyin, iradenizi ortaya koyun.
aha da bu blogu yazmama neden olan görüntüler
http://www2.dha.com.tr/dhavideogaleri.asp?vid=178269
Dağa çıktı bu adamlar "terörist" oldular, meclise girmek istediler alınmadılar ! İyisiyle, kötüsüyle, çocuğuyla-yaşlısıyla, kadınıyla erkeğiyle sokaklara döküldüler yine o teröristlikleri suratlarına çarpıldı. Özellikle AKP döneminde çatışmaların arttığını görüyoruz " açılım " dediler yutmadı o insanlar. Vatansever geçinen birçok TC vatandaşından daha cansiperane memleketlerini savundular! Birileri çıkıp da şimdi bölücü bilmem ne diye konuşmasın onlar hepimizden daha birleştiriciler.
Oturup bi düşünün hangi biriniz özgürlüğünüz için canınızı siper etmeye hazırsınız? Bu kadar baskıya, zulme, işkenceye rağmen kaçınız onurlu bir yaşam mücadelesi verebilecek güçtesiniz? Ben bu görüntüleri gördükçe insanlığımdan, aldığım nefesten utanıyorum.
Daha bugün birkaç saat evvel Şişli'de olaylar çıktı. O kadar çok kanıksadık ki doğuda olanlardan bahsetmiyorum bile. Henüz seçimlerden hemen önce Hopa'da "eşkıya" lar vuruştu. Kalkıp kimseye siyaset ahkamı kesecek değilim ama insanlığın ne demek olduğuna dair en ufak bir ışık kaldıysa içinizde insanlık muhasebesi yapın. Benim gönlüm daha da elvermiyor bu olanlara.
p.s. : seçim sonuçlarından bahsetmeyin, iradenizi ortaya koyun.
aha da bu blogu yazmama neden olan görüntüler
http://www2.dha.com.tr/dhavideogaleri.asp?vid=178269
15 Haziran 2011 Çarşamba
adım Şakir
Adım şakir
tabancamı orta gözde saklarım
bütün zilleri çaldım
her kız en az bir kere terketti beni
adım Şakir
bekarım
Adım Şakir
sakat bir atın mümkünse burnuyum
gururluyum
yaşadım ve savaştım
sümüklü bir fil gibi
aslen özürüm
çolak bir boksörüm ötekinin ringinde
adım Şakir
sakarım
Adım Şakir
bana katil diyen türbedar
olmadımsa birimi klonlarım
adı Şakir
adım Şakir
şoparım...
Selim Temo
tabancamı orta gözde saklarım
bütün zilleri çaldım
her kız en az bir kere terketti beni
adım Şakir
bekarım
Adım Şakir
sakat bir atın mümkünse burnuyum
gururluyum
yaşadım ve savaştım
sümüklü bir fil gibi
aslen özürüm
çolak bir boksörüm ötekinin ringinde
adım Şakir
sakarım
Adım Şakir
bana katil diyen türbedar
olmadımsa birimi klonlarım
adı Şakir
adım Şakir
şoparım...
Selim Temo
8 Haziran 2011 Çarşamba
Laleli'de Bir Azize/Zafer Ekin Karabay
I.
Sen körebesin bütün oyunlarda
ve destanlarda küçük bir göçebesin.
Ben bir beraat takviminde günahkarım.
Kaldırıma yasak düşer, mekruh yaşarım
Bir de bilirim
ne sözlerim ne de dizelerim bengidir
bilirim
saçların rüzgarla kafiye
elerin bu aşka teşnedir.
...Artık uzat elini
uzat ki kendimden sürgün geldim
"şairler anlaşılmaz" dedin
sürgünlerden düşsüz geldim.
Gel düş dilenelim, düşkün sevelim.
II.
İşlemez yalan ve talan aşkların hükmü
Çünkü aslolan gitmek değil, kalmaktır
Çünkü aşk
dinmez bir yağmur
ve yasa dinlemez bir halktır.
Bu yüzden sen de
Aşklarını da saçların gibi geriye sal
ve benimle kal
Çünkü
en acımasız yanıdır tarihin
imge soykırımında bir şiir emekçisinin ölümü.
ve senin hüzünle örtüşen yüzün
Kaldırıp düşler sokağına çıkma yasağını
dinle kalbimin gürültüsünü
-Ne dize gelirim
ne dizesiz bir yere-
Sen körebesin bütün oyunlarda
ve destanlarda küçük bir göçebesin.
Ben bir beraat takviminde günahkarım.
Kaldırıma yasak düşer, mekruh yaşarım
Bir de bilirim
ne sözlerim ne de dizelerim bengidir
bilirim
saçların rüzgarla kafiye
elerin bu aşka teşnedir.
...Artık uzat elini
uzat ki kendimden sürgün geldim
"şairler anlaşılmaz" dedin
sürgünlerden düşsüz geldim.
Gel düş dilenelim, düşkün sevelim.
II.
İşlemez yalan ve talan aşkların hükmü
Çünkü aslolan gitmek değil, kalmaktır
Çünkü aşk
dinmez bir yağmur
ve yasa dinlemez bir halktır.
Bu yüzden sen de
Aşklarını da saçların gibi geriye sal
ve benimle kal
Çünkü
en acımasız yanıdır tarihin
imge soykırımında bir şiir emekçisinin ölümü.
ve senin hüzünle örtüşen yüzün
Kaldırıp düşler sokağına çıkma yasağını
dinle kalbimin gürültüsünü
-Ne dize gelirim
ne dizesiz bir yere-
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)